Ödeviniz mi var?

Aramak istediğiniz ödevi lütfen yazınız

Ankara’nın başkent seçilmesi

Ankara’nın başkent olması ve bu oluşum sürecinde neler yaşandığını, Atatürk’ün neden Ankara’yı özellikle başkent olarak istediğini Ankara nasıl başkent olmuştur yazımızda öğreniyoruz.

Lozan Barış Antlaşması’nın onaylanmasının ardından işgal kuvvetlerinin İstanbul’dan çekilmesi üzerine hükûmet merkezinin Ankara’dan İstanbul’a taşınması gündeme geldi. Yeni başkentin neresi olacağı tartışmaları basında da önemli yer tuttu. Bazı gazetelerde deniz kıyısında bulunması ve tarihi nedeniyle İstanbul’un başkent olarak kalması yönünde yazılar yayımlanıyordu.

Ankara ise aynı çevreler tarafından içme suyu ve yol sıkıntısı çeken, dış dünyaya kapalı, yeterli konutu ve resmî dairesi bulunmayan, yazları çok sıcak ve kışları çok soğuk bir şehir olarak görülüyordu. İstanbul’da temsilciliği bulunan yabancı devletler de başkentin Ankara olarak belirlenmesine karşı çıkıyor ve böyle bir durumda büyükelçiliklerini Ankara’ya taşımayacaklarını söylüyorlardı. Bu ortamda yeni Türk devletinin başkentinin neresi olacağı sorunu içte ve dışta kararsızlıklar ortaya çıkarıyordu. O hâlde başkent sorununu bir yasa ile çözümlemek ve bu kargaşaya bir son vermek gerekiyordu.

Mustafa Kemal’e göre devletimizin yönetim merkezi, millî iradenin temsil edildiği TBMM’ye ev sahipliği yapan Ankara olmalıydı. Mustafa Kemal, bu kararını verirken Ankara’nın pek çok özelliğini göz önünde bulundurmuştu. Bunların başında, Ankara’nın coğrafi konumu nedeniyle yabancı saldırılarının uzağında ve savunulması kolay bir şehir olması gelmekteydi. Bu durumun önemi deniz kıyısında bulunan İstanbul’un Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan hemen sonra işgal edilmesiyle de anlaşılmıştı. Mustafa Kemal “Bir geminin topunun telaşına düşecek yerde hükûmet merkezi olamaz.” sözüyle İstanbul”un başkent olarak kalmasının sakıncasını vurgulamıştı.

başkent ankara

Ankara’nın 13 Ekim 1923’te kanun teklifi ile başkent olmasından sonraki görüntü.

O, kararını verirken Ankara’nın ülkedeki diğer önemli merkezlerle demir yolu, kara yolu ve telgraf bağlantısının
bulunmasını da dikkate almıştı.

Ankara’nın başkent olarak kabul görmesinin önemli nedenleri arasında şehrin Millî Mücadele sırasındaki rolünü de saymak gerekir. Ali Fuat Paşa’nın komuta ettiği 20. Kolordunun bulunduğu Ankara, Millî Mücadele günlerinin en güvenilir merkezlerinden biri olmuştur. Ankara halkı da Millî Mücadele’nin ilk günlerinden itibaren Mustafa Kemal’i desteklemiş ve onu Ankara’ya gelişinde büyük bir coşkuyla bağrına basmıştır.

Tüccar, esnaf ve sanatkârından sivil ve asker görevlilerine, merkezinden ilçe ve köylerinde yaşayan her yaştan insanına kadar bütün Ankaralılar Millî Mücadele için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayarak büyük bir vatanseverlik örneği vermişlerdir. Böylece Ankara bir bakıma kendi kendisini merkez hâline getirmiş ve Millî Mücadele bu şehirden yönetilerek kazanılmıştır.

Ankara resmen başkent oluyor

Ankara, Mustafa Kemal’in gelişi ve TBMM’yi burada açmasıyla birlikte tarihsel sürecin doğal bir sonucu olarak
ülkemizin fiilî başkenti hâline gelmişti. Millî Mücadele’nin sonuna kadar devam eden bu durum İsmet Paşa ve arkadaşları tarafından hazırlanan kanun teklifinin 13 Ekim 1923’te yasalaşmasıyla resmiyet kazandı. “Türkiye Devleti’nin idare merkezi Ankara şehridir.” şeklindeki bu kanun maddesinin TBMM’de kabulünden sonra Anayasa’mıza eklenen bir madde ile başkentimizin Ankara olduğu ilan edildi. Bu madde daha sonraki yıllarda kabul edilen Anayasalarımızda da korundu ve süreklilik göstererek günümüze kadar geldi.

Sorularla Ankara’nın başkent olması


Ankara ne zaman başkent oldu?
Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelmesi ve burada meclisi açması ile aslında Ankara başkent olmuştu. Ancak İsmet İnönü ve arkadaşlarının hazırladığı kanun teklifi ile birlikte 13 Ekim 1923 tarihinde kabul edilen yasa ile Ankara resmen başkent olmuştur.

Sizce Ankara’nın başkent seçilmesinde en önemli etken nedir? Neden?
Ankara’nın bulunduğu coğrafi konumu, o zaman ki iletişim hatlarının burada yer alması başkent seçilmesinde en önemli etken olmuştur. Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında düşman kuvvetlerinin hızlı bir şekilde İstanbul’u işgal etmesi ve denizden gemilerle tehdit etmesi Ankara’nın başkent oluşunda önemli rol oynadı.

Atatürk, Ankara’nın gelecekte nasıl bir görünüme kavuşacağını düşünmektedir?
Ben Ankara’yı hükûmet merkezi yapmakla büsbütün başka bir hedef güttüm. Türk’ün imkânsızı imkân hâline getiren kudretini dünyaya bir kere daha tekrar etmek istedim. Bir gün gelecek şu çorak tarlalar yeşil ağaçların çevirdiği villaların arasından uzanan yeşil sahalar, asfaltlarla bezenecek. Hem bunu hepimiz göreceğiz. O kadar yakında olacak, dedi

Yorum Yapın

Unutmayın! Ödeve katkı sağlayacak yorumlar yapmalısınız.