Ödeviniz mi var?

Aramak istediğiniz ödevi lütfen yazınız

Haramda huzuru buluyorsan o huzur sana haramdır!.. konulu yazı

İnsan hayatı inişli yokuşlu karmaşık bir yapıya sahiptir. Zik zaklı yollardan geçerek birtakım yerlere geliriz. İnsan olumlu olumsuz tüm şartlara rağmen yaşamını sürdürmektedir. Hayatta her şey insanın başına gelebilir: Ölüm, savaş, açlık, ayrılık vb. tüm bunlara rağmen güçlü olup zorluklarla direnmeyi bu zorluklara sabretmeyi bilip her şeyin Allah’tan geldiğine inanılmalıdır. Aksi takdirde başımıza gelen en küçük bir musibette isyan edersek farklı yollara saparsak işte bu dalalettir, şeytanın oyununa aldanmaktır. Şeytan bin bir türlü hileyle senin en zor anında en zayıf noktandan vurarak seni mutlu etmeye çalışır ki bu mutluluk şeytanın sağladığı mutluluk olduğu için haramdır. Şeytan sana huzuru haramda buldurtuyor. Ve sende farkında olmadan şeytanın verdiği haramla huzur buluyorsun, mutlu oluyorsun. Mutluluk içkide, zinada veya faklı bir kötü yolda olsaydı Allah bunları haram kılmazdı ve günah yazmazdı. Bunlar şeytanın ve nefsimizin bizi aldatması ve de bizi dalalete saptırmasıdır. İnsanoğlu ise zor bir anında inançlı olmayı değil de şeytanın yollarını seçerse gaflet içine düşer ve kendini kurtaramaz. Aslında kurtulmayı deneyen inançlı olan tüm Müslümanlar Allah’ın izniyle bu yollardan ayrılarak bahtiyar olur ve asıl huzuru işte o zaman bulur.
Allah kimseye kaldıramayacağı bir yükü yüklemez. Bu yüzden başına ne gelirse gelsin Allah’tan olduğuna inanılmalı ve şükür edilmelidir. Allah’a bol bol dua edilip yakarış içerisinde olunmalıdır. Çünkü bilmelisin ki ey insanoğlu bu senin sınavındır. Herkes sınavından iyi ya da kötü bir şekilde geçmeye çalışırken sen neden kalmaya direnirsin ki! Üstelik de önünde birçok kurtarma sınavın olduğu takdirde. Neden illa ki şeytanın yollarıyla huzur bulduğuna inanıp harama düşersin ki iyice kalmak için zorlarsın kendini?
İçki, kumar, zina vb. tüm bunlar şeytanın uydurması olup insanın huzur verdiğine inandırılarak harama ve kendi tarafına çekmeyi başaran zayıf insanları kandıran kötü yollardandır.Bu yollara düşen zayıf insanlar kendi benliğini de kaybetmiştir. Çünkü aslında aklı başında olan bir Müslüman bunların farkındadır. Ama eğer farkında olarak yapıyorsa bu insanın vay haline… Böyle biri önce kendine olan saygısını ve güvenini yitirmiş sonra kendi benliğini kaybetmeye yüz tutmuştur. Belki bu yollara düşerken kendilerine göre çok makul açıklamaları olabilir. Ama bu haram olan değiştiremez ve kişi yaptığı yanlışı ne kadar mantığa ulaştırarak anlatsa da aslında sadece kendini kandırır. Gerek farkında olarak gerek olmayarak… Çünkü gittiği yol, yol değildir. Sadece bir takım acıları unuttuğunu ve huzuru bulduğunu sanıp hem kandırılarak hem de kendini kandırarak bu yola devam eder. Bu yolda (haramda) huzur bulmuştur. Oysaki inançlı bir Müslüman Allah’a inanıp O’na sığınırsa Allah ona her şekil yardımda bulunup asıl huzuru insanoğluna verir. İşte o zaman asıl huzuru bulmuş oluruz. Hem de kendi benliğimizi kendimize olan saygımızı kendimize olan öz güvenimizi ve en önemlisi kendimizi kaybetmemiş oluruz. Sınavımızı da helal yollarla geçmiş oluruz hem de yüksek bir notla… Bu yollara düşmüş biri kurtulamaz sanıyorsa yanılıyor çünkü Allah merhametlilerin en merhametlisidir ve en affedicisidir. Sadece tövbe etmen yeterlidir. Sınavdan geçemeyeceğini sanıyorsan yanılıyorsun. Kötü de olsa o yollardan kendini alıp Allah’ın yoluna verdin mi yine sınavı geçersin. Unutulmamalıdır ki imkansız diye bir şey yoktur aslında imkansız gözüken şey sadece zordur. Yani imkanı vardır. Zaten imkanın sınırını görmek için imkansızı yani zoru denemek lazımdır. İnsanoğlu zoru da başarır. Zor olan her şeyin üstesinden başta inanç olmak üzere cesaret ve öz güven gelir. Eğer bunlar sendeyse sen her türlü zorluğun üstesinden gelirsin. Eğer sadece inancın varsa bununla da şeytanın aldatmalarından kurtulup oyununa gelmezsin. Doğru yolu bulursun. Zaten doğru yolu bulmuşsan eğer mutlaka inanç dışında cesaret ve öz güveninde vardır demektir. Ve bu cesaret ve öz güven sayesinde düşmanın olan nefsini de yenebilirsin. Evet, aslında şeytan düşmanımız derken onun yanında en büyük düşmanımız olan nefsimizi göz ardı ediyoruz. Oysaki nefsimize hakim olduktan sonra şeytanın aldatmalarından ve oyunlarından kurtulmak hiç de zor değildir bir Müslüman için. Eğer nefsine sahip çıkmak için yeteri kadar kendine öz güvenin veya cesaretin yoksa olan inancını kullan ve Allah’a bol bol dua et. Mesela “ Allah’ım haram ve günah olan şeyleri bana kötü göster, helal ve sevap olan şeyleri bana iyi göster yolundan ayrılmayayım.” Şeklinde dua ve yakarışlarda bulunabiliriz.
Ey aciz insanoğlu, kendini çek kurtar bu battığın bataktan, sen sadece buna cesaret et ve buna inan elbet bataklıktan çıkman için elinden tutan biri olacaktır. Yeter ki inan ve inancını kaybetme! Dalalete sapanlardan olma. Allah kapısı açık seni her gün huzuruna bekliyor. Fazla bekletme abdest al secdeye var Rabb’imin huzuruna git ve tövbe et. O seni affetmek için her an beklemektedir. Aklını başına al ve asıl huzuru gör artık. Helal olan huzur sana huzur versin. Unutma sen haramda huzur bulduğun sürece o huzur sana haramdır!..

 

Yorum Yapın

Unutmayın! Ödeve katkı sağlayacak yorumlar yapmalısınız.