Hoşgörü nedir?

Hoşgörü toplumun en önemli davranışlarından birisi. İnsanları bir arada tutan ve daha uyumlu bir halde yaşamalarını sağlayan en önemli davranış.

Hoşgörü nedir?: Karşılaşılan kötü ve istenmedik davranışlar karşısında soğukkanlı ve sıradan tepkiler vermek, durumu iyiye yormak ve olabilir şeklinde görme davranışıdır.

Hepimizin sahip olması gereken ve bizlerin daha güzel bir yaşam sürmesini sağlayacak olan davranış budur. Bu davranışı en güzel şekilde olgun insanlar sergilemektedir. Örneğin bir dede ve torunu ele alabiliriz. Torun dede ile oyunlar oynamak ister ve onun üzerine çıkar hatta bazen canını yakabilir. Oysa dede bundan belki de hoşlanmaz fakat torununa hoşgörülü bir şekilde yaklaşarak iyi davranır.

Karşılaştığımız bir kötülük ve durumda hemen kızmak ve o insanı azarlamak yerine onun niyetini anlamaya özen göstermeliyiz. Eğer karşımızdaki kişi gerçekten bu davranışı istemeyerek sergilediyse ona hoşgörülü davranmak bize düşünen görevdir.

Hoşgörünün toplum için yararları;

  • İnsanların daha iyi geçinmelerini, uyum sağlamayı sağlar.
  • Bireylerin üzülmesini engeller
  • Adalet sorunlarının azalmasına yardımcı olur
  • Daha yaşanabilir bir hayat sağlar.

Bu yazımızda kısaca hoşgörünün anlamını anlatmaya çalışacağız. Hoşgörünün Türkçe anlamı her şeyi alttan almak, anlayışla karşılamak, müsamaha göstermek yada tahammül etmek anlamlarına da gelir.

Peki hayatımızda ne kadar hoşgörülüyüz bunu hiç düşündük mü? Aslında hoş görmek olaylara ön yargısız yaklaşmaktır da diyebiliriz. Şunu karıştırmayalım. Hoş görmek her şeye izin vermek yada affetmek anlamlarına gelmez. Hoş görü olayları ve olguları aslında reddetmemektir.

Eylem olduğu söylenemez. Hatta eylemsizlik de diyebiliriz. Tam aksine Hoşgörüsüzlük bir eylemdir. Hoşgörüsüzlük aslında en büyük yeteneği olan iletişimi engellemektedir.Hiç bir şey tam olarak reddedilemez. En kati kuralların bile mutlaka istisnaları vardır.

Hoşgörü felsefi bir iştir. Felsefe dediğimiz sonsuz merak anlayışı doğal olarak hoşgörülüdür. hosgoru Aslında bu konuyu tarihten örneklerle de açıklayabiliriz. İlk insanları düşünelim. Bir arada yaşamak, birbirlerine katlanmak bile hoşgörülü olduklarının en büyük göstergelerindendir.

Peki hoşgörülü olmasalardı ne olurdu?

Birbirlerini öldüren çaldıklarıyla yetinen ilkel kişiler olarak günümüze kadar gelirdik. Sonuç olarak hoşgörü hayatımızın bir parçası. Bizlere düşen en büyük görev ise sevdiklerimiz, ailelerimize, arkadaşlarımıza ön yargılı davranmadan hoşgörülü olarak yaklaşmak. Hoş görü ve bağışlama insanı yücelten en büyük sıfattır.

Yorum Yapın

Unutmayın! Ödeve katkı sağlayacak yorumlar yapmalısınız.