Kimya Endüstrisinin Toplum ve Ülke Ekonomisine Katkıları

Kimyasal ürünler, hayat standardımızı arttırıp, hastalıklara karşı korunmamızı ve tedavi edilmemizi sağlarlar.

Kimya endüstrisinin gelişmesi için önemli olan petrol, doğalgaz gibi doğal kaynaklara sahip olmayan ülkemizde kimya endüstrisi ağırlıklı olarak kimyasal ürünlerin imalatı için ham madde sağlayan petrokimya ile boya, vernik, sentetik elyaf, günre, soda, bor gibi kimyasal ara mamül ve sabun, deterjan, kozmetik ürünleri gibi tüketici kimyasalları üretim tesislerinden oluşmaktadır.

Kimya endüstrisi sağladığı istihdam ile ülkemizin ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. TÜİK’in açıkladığı en yakın yıl olan 2011 itibarıyla kimya sektöründe yaklaşık 4 bin girişim faaliyet göstermektedir. Kimyasal ürünlerin imalatında görev alan ücretli çalışan sayısının 2011 yılında 64 bin seviyesinde bulunduğu hesaplanırken, söz konusu rakamın 2014 yılında 80 bine ulaştığı tahmin edilmektedir.

Ekonomi Bakanlığı verilerine göre 2011-2012 yılında kimya ile ilgili dallarda tüm eğitim seviylerinde yaklaşık 9500 mezun verilmiştir. Bu rakamın %12’sini yüksek lisans ve doktora mezunları oluştururken %16’su meslek lisesi kalanı da lisans mezunlarından oluşmaktadır.

Kimya alanında eğitim almış kişiler kimya endüstrisinin gelişimini hızlandırmakta, ülkemiz için faydalı ürünlerin oluşturulmasını sağlamaktadırlar. Ülkemizde kimya sanayisinin, çevreye zarar vermeyen, katma değeri yüksek ürünlerin üretimi ile kendi teknolojisini oluşturan ve geliştiren bir yapıya kavuşabilmesi için, AR-GE faaliyetlerinin arttırılması gerekmektedir.

kimya

ÜLKEMİZDE KİMYA ÇALIŞMALARI

Ülkemizde kimya sanayinin tarihi aslında pekte eski değildir. Osmanlı Devletinin zamanlarında sabun ve temizlik maddeleri üretimi dışında kimya alanında bir üretkenliğimiz bulunmamaktadır. Ülkemizde kimyanın gelişimine önemli katkı sağlayan MKE (Makina Kimya Endüstrisi) Kurumu birçok alt kuruluş ile 15. yüzyıldan bu yana çalışmalarda bulunmuştur.

Bunu biliyor muydunuz? MKE’nin temeli Fatih Sultan Mehmet Han tarafından İstanbul’un fethi sonrasında top dökümhanesi kurulmasıyla atılmıştır. Burada toplar için asit üretilmektedir.

Cumhuriyetin ilan edilmesinden sonra patlayıcı, tarım, ve temizlik ürünleri adı altında kimyasal üretimler başlamıştır. Özellikle 1950 sonrasında devlet destekli olarak petrokimya, organik ve inorganik kimyasallar, gübre üretimi gibi yüksek maliyetli yatırımlar gerçekleştirilmiştir.

1980 sonrasında ise artık ülkemiz ihracat yapmaya yönelik bir üretim gerçekleştirmeye başlamıştır. Buna göre gelişen ve şekillenen kimya sanayii özellikle otomotiv ve tekstil sanayi için yatırımlarla ön plana çıkmıştır.

Ülkemizdeki kimya sektörünün gelişimi, sektör çalışanlarının sorunları ve bu sorunların çözümleri konusunda sivil toplum kuruluşları da çalışmalarını sürdürmektedir. Kimyagerler Derneği, Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği ve Türkiye Kimya Derneği bu kuruluşlardan bazılarıdır.

Yorum Yapın

Unutmayın! Ödeve katkı sağlayacak yorumlar yapmalısınız.